Başkan Hasan Akgün’den Tüm İddialara Sert Yanıt: “Cebime Haram Kuruş Girmedi!”
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, hakkındaki suçlamalara karşı duruşmada çarpıcı açıklamalar yaptı. Başkan Akgün iddialara yanıt vererek adalete güvenini yineledi.
Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, hakkındaki suçlamalarla ilgili yargı önünde önemli açıklamalarda bulundu. Yıllardır süregelen siyasi kariyeri boyunca şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını benimsediğini ifade eden Başkan Akgün, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve hukuki sürecin şeffaflıkla yürütülmesi gerektiğini savundu. Mahkemede yaptığı savunmasında, adalete olan güvenini vurgulayarak tüm suçlamaları reddetti ve Başkan Akgün iddialara yanıt verirken çarpıcı detaylar paylaştı.
- Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, hakkında açılan davada mahkeme karşısına çıktı. Yıllardır süregelen yönetim anlayışının şeffaflık ve hesap verebilirlik üzerine kurulu olduğunu belirten Akgün, hakkındaki “suç örgütü” iddialarını şiddetle reddetti. Adalete olan güvenini vurgulayan Başkan Akgün, yargılama sürecinde tüm gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını dile getirdi. Akgün, hem kendisinin hem de ailesinin cebine tek kuruş haksız ve haram para girmediğini, bunun mümkün olmadığını net bir dille ifade etti. Tüm suçlamaların somut delillere dayanmadığını, varsayımlar üzerinden kurgulandığını savunan Başkan Akgün, bu iddiaları kesinlikle kabul etmediğini belirtti. Duruşma öncesinde adliye çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı ve yalnızca yetkililerin girişi sağlandı. Tüm detaylar için görsele dokunun 👉
- Başkan Hasan Akgün, iddianamede yer alan suçlamaların delil yetersizliğine dikkat çekti. Etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerin bir suç örgütü suçlamasına dayanak olamayacağını savunan Akgün, kendisinin “gizli kasası” olduğu iddia edilen kişilerle ilgili de somut bir kanıt sunulamadığını belirtti. İddianamenin zayıf noktalarının isimsiz ihbar mektupları ve “duydum”, “kanaatindeyim” gibi kişisel yorumlara dayalı ifadelerle giderilmeye çalışıldığını öne sürdü. Akgün, hukuken bu tür ifadelerin ve isimsiz ihbar mektuplarının delil olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı. Şahsına yönelik kişisel husumetlerin CİMER başvuruları aracılığıyla manipüle edildiğini, ancak bunun her belediye başkanı için olası olduğunu ifade etti. Telefon kayıtları, tape kayıtları veya dekont gibi somut delillerin yokluğunun, rüşvet veya menfaat sağladığı iddialarının mesnetsiz olduğunu gösterdiğini belirtti. Tüm detaylar için görsele dokunun 👉
- Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, duruşmada savcılığın dahi peşin hükümle hareket etmesine rağmen “iş insanlarından para alarak bu paraları yemiştir” diyemediğini belirtti. Rüşvet iddialarının tamamen hayal ürünü olduğunu, çocuklarının kendi imkanlarıyla edindiği mülklerin ise iddianamede “suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama” olarak gösterilmesinin haksızlık olduğunu ifade etti. Akgün, rüşvetin inşaat karşılığında verildiği iddialarının, projelerin ruhsat ve süreçlerinin incelenmemesinden kaynaklandığını savundu. Başkan Akgün, görevi boyunca yeşil alanların haksız işgaline asla izin vermediğini ve Büyükçekmece’yi betona teslim etmemek için büyük mücadeleler verdiğini dile getirdi. Konuşmasının sonunda, “Hiçbir şekilde fakir fukaranın hakkını yemedim. Allah hiç kimseyi ama hiç kimseyi adaletten ayırmasın” sözleriyle adalet arayışını ve masumiyetini yineledi.
Başkan Akgün’den Şeffaflık Vurgusu: “Cebime Haram Girmedi”
Hasan Akgün, savunmasının odak noktasına “şeffaflık” ve “dürüstlük” kavramlarını yerleştirdi. Hakkında ortaya atılan “suç örgütü” iddialarını sert bir dille geri çeviren Akgün, dosyanın bu tür ağır bir suçlamayı destekleyecek hiçbir somut delil içermediğini savundu. Başkan, hem kendisinin hem de ailesinin cebine tek kuruş haksız veya haram para girmediğini, bunun kendi yaşam felsefesi ve ahlaki değerleriyle bağdaşmadığını belirtti. Tüm suçlamaların temelsiz varsayımlar üzerine inşa edildiğini, gerçeklerden uzak olduğunu ifade etti. Duruşma öncesinde İstanbul Adliyesi çevresinde artırılan güvenlik önlemleri dikkat çekerken, duruşmayı izleyenler arasında CHP Milletvekili Tuncay Özkan da yer aldı.
Delillerin Yetersizliği ve İsimsiz İhbar Mektupları
Savunmasının bir diğer önemli kısmı, iddianamede sunulan delillerin hukuki geçerliliği üzerineydi. Başkan Akgün, “etkin pişmanlık” kapsamında verilen ifadelerin bir örgüt suçlaması için tek başına delil kabul edilemeyeceğini vurguladı. Ayrıca, bazı kişilerin kendisinin “gizli kasası” olarak gösterilmesi iddialarının da somut bir kanıtla desteklenmediğini belirtti. İddianamenin bu zayıf noktalarını gidermek amacıyla isimsiz ihbar mektuplarına ve “duydum”, “kanaatindeyim”, “inancındayım” gibi sübjektif ifadelere başvurulduğunu dile getiren Akgün, hukukun bu tür mesnetsiz bildirimleri delil olarak kabul etmesinin mümkün olmadığını savundu. Bu durumun, yargılama sürecinin adil ve objektif bir temelden uzaklaşmasına neden olduğunu ifade etti.
Kişisel İlişkilerin Kriminalize Edilmesi ve Somut Delil Yokluğu
Hasan Akgün, dostlukları, arkadaşlıkları, aile ilişkileri ve belediye bünyesindeki ast-üst ilişkilerinin dahi kriminalize edilmeye çalışıldığını dile getirdi. Normal insani ve profesyonel ilişkilerin, kasıtlı bir şekilde suç unsuru gibi gösterilmeye çalışıldığını belirtti. Savunmasında, hakkında hiçbir HTS kaydı, tape kaydı veya rüşvet aldığını gösteren bir dekont bulunmadığının altını çizdi. Ortada bir rüşvet veya menfaat sağladığını kanıtlayan hiçbir somut delil olmadığı halde, bu tür iddialarla karşı karşıya kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Akgün, savcılığın dahi bu kadar ön yargılı bir soruşturma yürütmesine rağmen, “Hasan Akgün iş insanlarından para alarak bu paraları yemiştir” gibi kesin bir ifade kullanamamasının kendi masumiyetinin bir göstergesi olduğunu belirtti.
Rüşvet İddiaları ve Çocuklarının Mal Varlığı
Şahsı adına ortaya atılan rüşvet iddialarını “tamamen hayal ürünü” olarak nitelendiren Başkan Akgün, bu iddiaların gerçekle hiçbir ilgisi olmadığını vurguladı. Özellikle çocuklarının kendi emekleriyle ve yasal yollardan edindiği mülklerin, iddianamede “suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama” olarak değerlendirilmesini büyük bir haksızlık olarak gördüğünü ifade etti. Akgün, bu tür yaklaşımların masum insanların hayatını karalamaya yönelik olduğunu belirtti. Ayrıca, iddia edilen rüşvetin inşaat karşılığında verildiği yönündeki suçlamaların da mesnetsiz olduğunu, zira bu projelerin ruhsat süreçlerinin ve genel işleyişinin detaylı bir şekilde incelenmediğini savundu.
Büyükçekmece İçin Mücadele ve Adalet Çağrısı
Hasan Akgün, belediye başkanı olarak görev yaptığı süre boyunca Büyükçekmece’nin çıkarlarını her şeyin üstünde tuttuğunu belirtti. Yeşil alanların haksız bir şekilde işgal edilmesine asla izin vermediğini ve Büyükçekmece’yi “betona teslim etmemek” için büyük bir mücadele verdiğini dile getirdi. Şehrin doğal dokusunu ve yaşam kalitesini korumak için gösterdiği çabanın, şimdi haksız suçlamalarla gölgelenmeye çalışılmasından duyduğu üzüntüyü ifade etti. Savunmasının sonunda, “Hiçbir şekilde fakir fukaranın hakkını yemedim. Allah hiç kimseyi ama hiç kimseyi adaletten ayırmasın” sözleriyle duygularını dile getirdi. Bu açıklamalar, Başkan Akgün iddialara yanıt verirken kamuoyunun dikkatini çekti ve hukuki sürecin gidişatını merakla bekleyenlerin odağı oldu. Başkan Akgün, adaletin er ya da geç tecelli edeceğine olan inancını bir kez daha vurguladı.
