Cenaze Töreninde Siyasetin Kalbine Dokunan Cami Avlusu Diyaloğu
Olcay Baykal’ın cenaze töreninde yaşanan sürpriz bir cami avlusu diyaloğu, geçmişteki siyasi hesaplaşmaları yeniden gündeme getirdi. Kemal Kılıçdaroğlu ve Savcı Sayan arasındaki kısa konuşmanın detayları.
Olcay Baykal’a Veda: Siyasetin Buluşma Noktası ve Beklenmedik Bir An
Türk siyasetinin önemli figürlerinden merhum Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal’ın cenaze töreni, siyaset dünyasından birçok ismi bir araya getirdi. Bu hüzünlü günde, taziyelerin kabul edildiği ve duaların edildiği cami avlusunda, siyasetin geçmişine ışık tutan, merak uyandıran bir cami avlusu diyaloğu yaşandı. Kılıçdaroğlu ve Sayan arasında geçen bu kısa konuşma, törenin önüne geçerek günün en çok konuşulan olaylarından biri oldu.
- Merhum Deniz Baykal’ın eşi Olcay Baykal’ın cenaze töreni, siyaset dünyasının birçok önemli ismini bir araya getirdi. Bu hüzünlü günde, eski Cumhuriyet Halk Partisi genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve şimdiki Genel Başkan Özgür Özel gibi isimler, taziyeleri sunmak üzere oradaydı. Törenin matem atmosferinde, siyasi nezaket çerçevesinde tokalaşmalar yaşandı, ancak asıl dikkat çeken an, beklenmedik bir diyalogla yaşandı. Cenaze namazının ardından, herkesin ayrılmaya başladığı dakikalarda, Kılıçdaroğlu’nun yolu AKP’den eski milletvekili Savcı Sayan ile kesişti. Bu karşılaşma, sıradan bir vedalaşmanın ötesine geçerek, geçmişin siyasi hesaplaşmalarını gün yüzüne çıkaran kısa ama çarpıcı bir konuşmaya dönüştü. Devamını okumak için görsele dokunun 👉
- Cami avlusunda Kemal Kılıçdaroğlu ile Savcı Sayan arasında yaşanan diyalog, törenin en çok konuşulan anı oldu. Sayan, Kılıçdaroğlu’na yönelttiği sözlerle adeta geçmişin defterlerini araladı. “Başkanım yolunuz açık olsun. İyisiniz değil mi? Sizi eve bıraktığım gece beni dinlemiş olsaydınız bunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Önder Sav’a uymayacaktınız. O gece size söyledim ben” diyerek dikkatleri üzerine çekti. Bu iddialı sözler karşısında Kemal Kılıçdaroğlu’nun tepkisi ise oldukça kısaydı. Sayan’a “Eyvallah teşekkür ederim. İyiyim gayet sağ olun. Neyse sağlık olsun” şeklinde yanıt veren Kılıçdaroğlu, daha fazla detaya girmeden yoluna devam etti. Ancak bu birkaç saniyelik konuşma, arkasında büyük bir siyasi geçmişi ve merakı bıraktı. Devamını okumak için görsele dokunun 👉
- Sözcü TV Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu, bu dikkat çekici diyaloğun perde arkasını aydınlattı. Mutlu’ya göre, Savcı Sayan’ın ‘o gece’ ve ‘Önder Sav’a uymayacaktınız’ sözleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ilk kez genel başkanlık koltuğuna oturduğu döneme atıfta bulunuyordu. Sayan, Kılıçdaroğlu’nu evine bıraktığı bir zamanda, ona Deniz Baykal’a destek olmasını ve Önder Sav ile birlikte hareket etmemesi gerektiğini söylediğini iddia ediyordu. Bu diyalog, aslında Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık yarışında Deniz Baykal’ın karşı duruşu ve Önder Sav’ın bu süreçteki rolüne dair eski bir sitemi yeniden gündeme getirdi. Savcı Sayan’ın ifadeleri, eğer Kılıçdaroğlu o zamanki tavsiyelerini dinleseydi bugünkü siyasi durumun farklı olabileceği yönünde bir gönderme içeriyordu. Bir cenaze töreninin hüznü içinde dahi siyasetin eski hesaplaşmalarının su yüzüne çıkması, Türk siyasetinin dinamiklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
11 Şubat 2023’te vefat eden eşi Deniz Baykal’ın yanına defnedilen Olcay Baykal için düzenlenen törende, çocukları Aslı Baykal ve Ataç Baykal, taziyeleri kabul etti. Cenaze namazının kılınacağı alana ilk gelenler arasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bulunurken, kısa bir süre sonra alana ulaşan Özgür Özel ile tokalaştı. Bu anlar, siyasi nezaket çerçevesinde gerçekleşirken, asıl dikkat çeken etkileşim biraz sonra yaşanacaktı.
Sayan’dan Kılıçdaroğlu’na Geçmişe Dönük Çarpıcı Sözler
Cenaze namazının ardından, kalabalığın arasında Kemal Kılıçdaroğlu ile Adalet ve Kalkınma Partisi’nden eski milletvekili Savcı Sayan arasında beklenmedik bir konuşma geçti. Sayan, Kılıçdaroğlu’na yönelttiği sözlerle tüm dikkatleri üzerine çekti. Savcı Sayan, Kılıçdaroğlu’na hitaben, “Başkanım yolunuz açık olsun. İyisiniz değil mi? Sizi eve bıraktığım gece beni dinlemiş olsaydınız bunların hiçbiri yaşanmayacaktı. Önder Sav’a uymayacaktınız. O gece size söyledim ben” ifadelerini kullandı. Bu sözler, cenaze töreninin matem havasını bir anda siyasi bir tartışmanın gölgesine taşıdı ve orada bulunanların, özellikle de gazetecilerin merakını uyandırdı.
Kemal Kılıçdaroğlu ise bu çarpıcı sözlere sakin bir tonda karşılık verdi: “Eyvallah teşekkür ederim. İyiyim gayet sağ olun. Neyse sağlık olsun.” Kılıçdaroğlu’nun bu kısa ve diplomatik yanıtı, sözlerin ardındaki anlamı daha da derinleştirdi. Sayan’ın bahsettiği ‘o gece’ neydi, ‘beni dinleseydiniz’ ne anlama geliyordu ve Önder Sav’ın bu denklemedeki yeri neydi? Bu cami avlusu diyaloğu, pek çok soruyu beraberinde getirdi.
Siyasi Arka Plan: ‘O Gece’ Ne Yaşanmıştı?
Sözcü TV Ankara Temsilcisi Aslı Kurtuluş Mutlu, yaşanan bu cami avlusu diyaloğunu değerlendirerek, sözlerin ardındaki sır perdesini araladı. Mutlu’nun aktarımına göre, Savcı Sayan’ın bahsettiği olay, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP genel başkanlığını ilk kez ilan ettiği döneme denk geliyordu. Sayan, Kılıçdaroğlu’nu evine bıraktığı bir gece, ona Deniz Baykal’a destek vermesini ve Önder Sav ile hareket etmemesini tavsiye ettiğini iddia ediyordu.
Sayan, eğer Kılıçdaroğlu o gece kendi tavsiyelerine uysaydı, bugün hiçbir şeyin bu durumda olmayacağını ima etti. Bu sözler, Deniz Baykal’ın eşinin cenazesinde, yıllar önceki bir genel başkanlık yarışına ve Deniz Baykal’ın o dönemdeki duruşuna yönelik bir sitem olarak yorumlandı. Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığını ilan etmesine Deniz Baykal’ın karşı çıkması, o dönemin siyasi gündeminde önemli bir yer tutuyordu ve Sayan’ın sözleri, bu eski hesaplaşmayı yeniden canlandırdı.
Kısa Bir Anın Büyük Etkisi
Cenaze töreninde Kemal Kılıçdaroğlu’nun aracına bineceği sırada gerçekleşen bu 20-30 saniyelik etkileşim, günün manşetini belirledi. Kılıçdaroğlu, Savcı Sayan’ın elini uzattığı anda bu sözlerle karşılaştı ve hızlıca aracına yöneldi. Sözcü Televizyonu’na ait özel görüntülerle kamuoyuna yansıyan bu anlar, siyasetin gündemine oturdu.
AK Partili bir isim ile o dönemde CHP genel merkezinde önemli bir pozisyonda bulunan Kemal Kılıçdaroğlu arasındaki bu diyalog, gazetecilerin doğal olarak dikkatini çekti. Kısa süreli gibi görünse de, aslında pek çok siyasi arşivi yeniden açan, yıllar öncesine dayanan bir sitemin ve tavsiyenin hatırlatılmasıydı. Bir cenaze töreninin kutsal ve hüzünlü atmosferinde bile siyasi geçmişin ve hesaplaşmaların kendini hatırlatması, Türk siyasetinin dinamiklerini bir kez daha gözler önüne serdi. Bu cami avlusu diyaloğu, siyasetin hiçbir zaman bitmeyen derinliklerini ve kişisel ilişkilerin tarihsel önemini bir kez daha gösterdi.
