Namazda Huzur ve Huşu
İslam alimleri ve Hadis-i Şerifler, bir namazın makbul olabilmesi için sadece bedenin değil, kalbin de namazda bulunmasının ve huşunun önemini vurgular. Kalp ile vücudun birlikte hareket etmediği durumlarda, namazın sadece bir görev savmaktan öteye geçemeyeceği belirtilmiştir.
Allah Rasûlü (s.a.v.)’in, namaz kılan bir kişinin elleriyle sakalını karıştırdığını görünce şöyle buyurduğu rivayet edilir:
“Sizden biri namaza kalkınca bütün vücûdu hareketsiz kalsın! Yahûdîler gibi sallanıp durmasın. Çünkü vücûdun namazda hareketsiz durması, namazın tamam olmasından bir parçadır. –Eğer bunun kalbinde huşû olsaydı, vücûdunun her uzv-unda hareketsizlik olurdu.” (Tirmizî)
Bu Hadis, kalp ve vücudun namazdaki ortaklığının zaruri olduğunu açıkça göstermektedir.